|
Savunma Hücreleri Bilgi Yüklü Bir Hafızayla Yaratılmışlardır
|

 |
|
Bir yerimiz yaralandığında,
yaranın bir süre sonra iyileşeceğinden kesinlikle eminizdir. Ancak
o yarayı iyileştirenin kim olduklarını birçoğumuz düşünmeyiz bile.
|
Vücudunuzdaki mikrobik saldırıların sinyallerini anında haber alıp,
savunma alarmı veren hücrelerinizin varlığından ne kadar haberdarsınız?
Vücutta herhangi bir enfeksiyon hali olduğunda örneğin açık bir yaranızın
üstü mikrop kaptığında savunma hücreleri hemen alarma geçerler. Makrofaj
adlı bu savunma hücrelerinin, mikropların saldırısına karşılık verebilmek
için mümkün olan en kısa zamanda enfeksiyon bölgesinin yerini tespit
edip, oraya doğru yönelmeleri gerekmektedir. Bu yer tespit işleminde
makrofajlar, bazı değişiklikleri fark ederler. Örneğin, o bölgede bakteriyel
atıkların oluştuğunu, enfeksiyonlu dokunun oluşturduğu tahrip edici
maddelerin ortaya çıktığını ve yine bu bölgede kanın pıhtılaşmasıyla
birlikte oluşan maddeleri tesbit ederler. Eğer makrofajlar enfeksiyonlu
dokunun sebep olduğu değişiklikleri fark edemeselerdi, vücudun hergün
karşı karşıya kaldığı sayısız tehlikeye karşı koymamız imkansız olurdu.
Ancak burada ilginç bir durum vardır. Makrofajların çoğu böyle bir
saldırı ile ilk kez karşılaşmaktadır? O halde bu mikroskobik canlılar
teşhis ettikleri bulguların bir tehlike sinyali olduğunu nasıl öğrenmişlerdir?
Bu konuda bir eğitimden mi geçirilmişlerdir?
Elbette makrofaj dediğimiz mikroskobik hücrelerin "eğitim"
gördüğünü iddia etmek mümkün değildir. Ama tüm bu bilgiler ilk dünyaya
geldikleri andan itibaren makrofajların hafızasındadır. Ve onlara bu
hafızayı veren, düşman karşısında içinde bulundukları bedeni nasıl koruyacaklarını
ilham eden üstün bir güç vardır. Savunma hücrelerine vücudun dışından
gelen bir saldırının etkilerini tanıtıp, onları bu bilgiyle yaratan
Alemlerin Rabbi olan Allah'tır.
<<
Hücredeki Bilinç İndeks >>
|