Siz hiç farkında olmadığınız halde, vücudunuzda her an binlerce emir
gider gelir ve yaşamınızı en uygun ve en kolay hale getirir.
|
|
|
Heyecanlandığınızda veya
korktuğunuzda, böbreküstü bezlerinizden salgılanan adrenalin hormonu
bir anda bütün vücudu alarma geçirir. Yukarıdaki şemada bu hormonun
vücuttaki etkileri özetlenmektedir.
|
Örneğin, heyecanlandığınızda veya korktuğunuzda, sinir hücreleriniz
derhal sinyal sistemini uyarır ve büyük bir hızla ve yolunu şaşmadan
hedefe ulaşarak böbrek üstü bezlerinizi hareketlendirir. Mesajı alan
böbrek üstü bezleri adrenalin hormonu salgılar. Adrenalin hormonu ise
kana karışarak, neredeyse bütün vücudu alarma geçirir. Sindirim organlarının
hareketlerini engeller ve sindirme sürecini durdurur. Böylece sindirime
katılmayan önemli miktarda kan, kasları beslemek üzere boşta kalmış
olur. Aynı zamanda kalbin ritmi hızlanır, kan basıncı artar. Akciğerlerin
bronşları genişleyip, oksijen girişini ve kanın oksijenle beslenmesini
hızlandırır. Kandaki şeker miktarı artar. Bu da kaslara fazladan enerji
sağlar. Nihayet gözbebekleri genişler ve gözlerin ışık uyarımlarına
karşı duyarlılığı artar. Bütün bu etkiler biraraya geldiğinde ise, bir
insan ister kaçma, ister savunma, isterse de saldırma durumuna geçmek
üzere olsun, her durumda büyük bir performans göstermeye hazır duruma
gelir.
Sinir hücreleri, cansız ve bilinçsiz atomlardan oluşan yapılardır.
Ancak bu atomlar, vücudun ihtiyaç duyduğu durumları hemen anlayarak,
vücudun ilgili yerine derhal mesaj gönderirler. Mesajı alan yer de aynı
şekilde cansız atomların birleşmesinden meydana gelmiştir. Buna rağmen
kendisine gelen mesajı hemen anlar ve harekete geçerek gerekli hormonu
üretir. Bu hormon ise, son derece şuurlu bir şekilde ve üretiliş amacını
gayet iyi bilerek tüm vücudu dolaşır ve ilgili organları alarma geçirir.
Bu kadar şuurlu, planlı, organize ve amaca yönelik bir sistemin tesadüfen
oluştuğunu düşünmek akla, mantığa ve sağduyuya yüz çevirmektir. Darwinistler,
tüm bu sistemlerin ve organların tesadüfen oluştuğunu iddia ederek,
çocukların dahi gülecekleri bir duruma düşmektedirler.
Evrimci ve ateist bir felsefeci olmasına rağmen, Malcolm Muggeridge
Darwinizm'in içinde bulunduğu bu durumu şöyle itiraf eder:
Ben kendim, evrim teorisinin, özellikle uygulandığı alanlarda, geleceğin
tarih kitaplarındaki en büyük espri malzemelerinden biri olacağına ikna
oldum. Gelecek kuşak, bu kadar çürük ve belirsiz bir hipotezin inanılmaz
bir saflıkla kabul edilmesini hayretle karşılayacaktır. (Malcolm Muggeridge,
The End of Christendom, Grand Rapids: Eerdmans, 1980, s; 43)
Bu kusursuz sistemlerin üstün bir Yaratıcı olan Allah tarafından yaratıldıkları
açık ve kesin bir gerçektir.
<<
Hücredeki Bilinç İndeks >>
|