|
BİYOMİMETİK:
Bilgisayarlardaki Virüs Tehlikesine Karşı Bağışıklık Sistemimizden Gelen Çözüm |
Siber alemde bir bilgisayar bir virüsten etkilenecek
olursa bu, dünyadaki diğer bilgisayarların da etkilenebileceği
anlamına gelir. Dolayısıyla pek çok firma, bilgisayar
network sistemlerini virüslerden korumak için bir "bağışıklık
sistemi" oluşturmanın gerekliliğini hissetmiş ve bu
alanda çok sayıda çalışma yapmaya başlamışlardır. Bu
çalışmaları sürdüren merkezlerden biri de New York'ta
bulunan, IBM'in Watson Araştırma Merkezi'ndeki virüs
yalıtım laboratuvarıdır. Burası, öldürücü virüslerle
çalışan yüksek güvenlikli bir mikrobiyoloji laboratuvarıdır.
Ayrıca burada, şimdiye kadar tanımlanmış 12.000 bilgisayar
virüsünü teşhis edebilecek, aynı zamanda virüsü güvenli
bir şekilde bilgisayarlardan izole ve yok edebilecek
programlar üretilmektedir.
Biraz önce bahsettiğimiz siber alemdeki virüslere karşı
mevcut bilgisayar sistemlerini koruyabilecek dünya çapında
bir bağışıklık sistemi kurmaya çalışan firmalardan birisi
de ünlü bir marka olan IBM firmasıdır. Firma yetkililerinden
biri olan Steve White, bu konuda çözüme ulaşabilmek
için insan vücudundaki gibi bir bağışıklık sisteminin
kurulması gerektiğini şöyle ifade etmektedir:
İnsan ırkının varlığını devam ettirebilmesinin tek
sebebi, sahip olduğu bağışıklık sistemidir. Siber-alemin
devamı için de bir bağışıklık sistemine sahip olması
şarttır.1
Araştırmacılar bilgisayar ağları ile canlılar arasında
kurdukları bu bağlantı sayesinde, bilgisayarları tıpkı
savunma sistemimizin işleyişi gibi koruyan programlar
üretmeye başlamışlardır. Onlara göre epidomoloji (salgın
hastalıklarla ilgilenen bilim dalı) ve immunolojiden
(bağışıklık sistemi ile ilgilenen bilim dalı) öğrendiklerimiz,
canlı organizmaları koruduğu gibi elektronik organizmaları
da yeni tehlikelerden koruyabilecektir.
Bilgisayar virüsleri, bilgisayarlara sızıp kendilerini
kopyalayarak çoğaltacak ve girdiği bilgisayarda hasarlar
oluşturacak şekilde dizayn edilmiş sinsi programlardır.
Bu virüslerin belirtileri, tıpkı insanlarda görülen
çeşitli hastalıklar gibi, bilgisayar sisteminin yavaşlaması,
bazen de esrarengiz bir şekilde dosyalarda hasar oluşmasıdır.
Virüs tehdidine karşı bilgisayarınızı korumayı vaad
eden programlar, bilgisayarınızın hafızası tarafından
daha önce tanımlanmış virüslerin izlerini bulmak için
bilgisayarın bütün belleğindeki her kodu araştıran teşhis
programlarıdır. Bilgisayar virüsleri, yazılımcısının
imzası niteliğini taşıyan ve tanınmasına imkan veren
izler barındırırlar. Bilgisayardaki virüs tarayıcı program
bu imzayı bulduğunda, bilgisayara virüsün bulaştığına
dair bir uyarı verir.
Yine de anti virüs programlarının bilgisayarlar için
tam bir koruma sağladığı söylenemez. Çünkü bazı kişiler
birkaç gün içinde yeni virüsler hazırlayıp bilgisayar
ortamlarına yerleştirebilmektedir. Bu durumda anti virüs
programlarının sürekli olarak güncellenmesi, yeni virüs
izlerini tanımalarını sağlayacak bilgilerin verilmesi
gerekmektedir. Dolayısıyla sistemler devamlı yenilenmeli
ve yeni geliştirilen virüslere karşı yeni anti-virüs
programlarının eklenmesi gereklidir.
Ayrıca dünya çapında internet kullanımının yayılması
ile birlikte bu virüsler de çok büyük bir hızla yayılmaya
ve bilgisayarlara ciddi hasarlar vermeye başlamıştır.
IBM firması araştırmacıları da çözümü, doğadaki örneklerin
taklit edilmesinde bulmuşlardır. Herşeyden önce bilgisayar
virüslerinin de suni bir hayatı vardır ve tıpkı doğadaki
biyolojik virüsler gibi, içinde bulundukları sistemi
kendilerini çoğaltmak için kullanırlar. Araştırmacılar
bu benzerlikten yola çıkarak insanın bağışıklık sisteminin
insan vücudunu nasıl koruduğunu incelemişlerdir:
Vücut, yabancı bir organizmayla karşılaştığında hemen
istilacıyı tanıyıp etkisiz hale getirecek bir antikor
oluşturmaya başlar. Bağışıklık sistemi hastalığa yol
açabilecek hücrenin bütününü analiz etmek durumunda
da değildir. İlk enfeksiyon yatıştırıldığında, vücut
ileriki bir enfeksiyonda daha hızlı karşılık verebilmek
için bu antikorlardan bir kısmını hazır tutar. İşte
bu hazır tutulan antikorlar sayesinde hücrenin tümünün
incelenmesine gerek kalmaz. Nitekim mevcut anti-virüs
programları da bütün virüsü değil ama virüsün imzasını
tanıyacak bir antikor içerirler.
Görüldüğü gibi insanları teknolojik alanda çaresiz
bırakan konuların çözümleri dahi doğada mevcuttur. Her
detayın düşünülmüş olduğu kusursuz bir işleyişe sahip
savunma sistemimiz, daha biz doğmadan -bizi korumak
göreviyle- hazır bulundurulmuştur. Rabbimiz herşeyi
koruyan ve gözetendir.
|