|
BİYOMİMETİK:
Teknoloji İnsan Kalbindeki Tasarıma Ulaşamıyor |
Ortalama 70-80 yıl gibi uzun bir süre yaşayan bir kişinin
kalbi, dakikada 70-80 kereden bütün ömrü boyunca yaklaşık
birkaç milyar defa atar. Yapay kalp üzerine araştırmalarıyla
tanınan "Abiomed" isimli şirket, bütün araştırmalarına
rağmen kalbin yıllarca başarıyla sergilediği kesintisiz
fonksiyonu taklit edemeyeceklerini ifade etmiştir. Şirketin
yeni geliştirdiği yapay kalbin 5 senede yaklaşık 175
milyon kez atması ise çok iyi bir hedef olarak görülmektedir.1
Son teknoloji ürünü bu yapay kalp, insanlardan önce
danalarda denenmiş, ancak danalar sadece birkaç ay süre
ile hayatta kalabilmişlerdir. Birkaç ufak değişiklikle
birlikte yeni kalbin gelecek yıl insanlarda da denenmesi
planlanmaktadır. Duke Üniversitesi'nde bir biyomühendis
olan ve bu konuda yazılmış bir de kitabı bulunan Steven
Vogel, araştırmacıların neden insan kalbini taklit etmekte
bu kadar zorlandıklarını şöyle açıklamaktadır:
Bizim sahip olduğumuz motorlar, güçleri ve etkinlikleri
ne olursa olsun, o kadar farklı çalışırlar ki. Oysa
kalp kası, bizim teknolojik donanımımızda bulunan hiçbir
şeye benzemeyen yumuşak, ıslak, kasılabilen bir makine
gibidir. İşte bir kalbi bu yüzden taklit edemezsiniz.2
Abiomed şirketinin yapay kalbi de gerçek bir kalp gibi
2 karıncıktan oluşmaktadır. İki kalp arasındaki benzerlik
sadece budur. Araştırmayı yöneten Pennsylvania Üniversitesi'nden
biyomühendis Alan Snyder bu farkı "Gerçek bir kalpte
kas bir kap gibi görev görüyor ve kendisi kasılıyor"
ifadeleriyle anlatır.3 Kalple aynı prensipte çalışan pompalarda bir kap ve
bu kabın içindeki akışkanı pompalayan bir de sistem
bulunur. Kalpte ise kabın kendisi pompa işlemi görür.
Alan Snyder'in bir cümle ile özetlediği fark işte budur.
Kendi
kendine kasılan bir kabı nasıl yapacaklarını bilemeyen
araştırmacılar, iki karıncığın arasına yerleştirdikleri
bir motor sayesinde, her iki karıncığın iç duvarlarını
iterek hareket ettirmişlerdir. Yapay kalp, karın içine
yerleştirilen bir pille çalışmakta, bu pil ise hastanın
üzerinde taşıdığı şarj olabilen daha büyük bir pil paketinden
yayılan radyo dalgaları ile sürekli şarj edilmek zorundadır.
Gerçek bir kalbin ise enerji için bir pile ihtiyacı
yoktur, çünkü kalbimiz kendi nerjisini her hücresinin
içinde kendi başına üretebilen benzersiz bir kas tasarımına
sahiptir. Ayrıca kalbin taklit edilemeyen özelliklerinden
biri de eşi benzeri olmayan dinamik bir atım hacmine
sahip olmasıdır. Nitekim dinlenme halinde dakikada 5
litre kan pompalayan bir kalp, egzersiz sırasında bunu
dakikada 25-30 litreye kadar artırabilir. Abiomed şirketinin
yöneticisi olan Kung, bu olağanüstü tempo değişikliğini
"Bu henüz hiçbir mekanik cihazın ulaşamayacağı bir şey"
diyerek ifade eder. Şirketin yaptığı yapay kalp ise
dakikada en fazla 10 litre kan pompalayabilir ki bu
da pek çok faaliyet açısından yetersiz kalır.4
Ama asıl ulaşılamayan, kalbin kendine pompaladığı kan
ile beslenmesi ve ihtiyaca göre güçlenmesidir. Böylece
bir kalp hiç bakım görmeden 50-60 sene çalışabilir.
Kalp kendi kendini yenileyebilme özelliğine sahiptir.
Bu nedenle kesintisiz çalışma performansını hiçbir zaman
kaybetmez. Bu da onu taklit edilemez yapan en büyük
özelliklerinden bir başkasıdır.
Bilim adamlarının günümüz teknolojisi ile ulaşamadıkları,
sadece ulaşmayı hayal edebildikleri özelliklere sahip
olan kalbimiz, benzersiz tasarımıyla Yaratıcımızın,
Yüce Rabbimiz olan Allah'ın üstün ilmini bizlere tanıtmaktadır.
|