|
BİYOMİMETİK:
Baykuşun Uçuşu ve Hızlı Trenin Gürültüsü |
Japon mühendis ve bilim adamları "500 serisi" olarak
adlandırılan hızlı trenleri tasarlarken önemli bir problemle
karşılaşmışlardır: Gürültü. Çözümü kuşların mükemmel
tasarımında arayan Japonlar, çok geçmeden aradıklarını
bulmuş ve başarılı bir şekilde uygulamışlardır.1
Japonların ürettiği hızlı trenlerde "güvenlik" en önemli
konulardan biridir. İkinci konu ise, Japonya çevre standartlarına
uyumdur. Japonya dünyadaki demiryolu işletmeleri içerisinde
en katı "gürültü standartları"na sahiptir. Bugün mevcut
teknolojileri kullanarak daha hızlı gitmek oldukça kolaydır.
Ancak bununla beraber daha sessiz gitmek nisbeten zordur.
Japon Çevre Bakanlığı'nın düzenlemelerine göre, yerleşim
merkezlerinde bir demiryolunun 25 metre uzağında gürültü
seviyesi 75 desibel veya daha az olmalıdır. Kırmızı
ışıkta duran arabaların yeşil ışık yandığında aynı anda
kalktıklarında oluşan gürültü 80 desibeli geçmektedir.
Bu değerlerle yapılan kıyaslama "Shinkansen" olarak
adlandırılan hızlı trenin ne kadar sessiz olması gerektiğini
ortaya koymaktadır.
Trenin
belli bir hıza ulaşana kadar çıkardığı sesin nedeni,
tekerleklerin raylar üzerindeki hareketidir. Ancak hızı
200 km/s olduğunda sesin asıl kaynağı, trenin hava içindeki
hareketiyle ortaya çıkan aerodinamik gürültüdür.
Aerodinamik gürültünün oluşmasındaki bir numaralı etken
ise tepedeki tellerden elektrik almak için kullanılan
pantograflar veya akım toplayıcılardır. Normalde kullanılan
dikdörtgen şekilli pantograflarla gürültünün azalmayacağını
fark eden mühendisler, araştırmalarını hızlı ama sessiz
hareket eden canlılar üzerinde yoğunlaştırmışlardır.
Baykuş, tüm kuşlar içinde en sessiz uçuşu gerçekleştirir.
Baykuşların düşük sesle uçmasının ardındaki sırlardan
bir tanesi, kanatlarındaki kıvrımlardır. Baykuşların
kanatlarında diğer kuşlarda bulunmayan pürüzlü tüyler
vardır. Bunlar gözle bile görülebilirler. "Aerodinamik
ses" hava akımında oluşan girdaplardan kaynaklanır.
Girdaplar büyüdükçe ses de artar. Baykuşun kanadında
pek çok pürüzlü çıkıntılar olduğundan, büyük girdaplar
yerine küçük girdaplar oluşur ve baykuş son derece sessiz
bir uçuş gerçekleştirir.
Japon mühendis ve tasarımcılar, doldurulmuş bir baykuşu
rüzgar tünelinde teste tabi tuttuklarında, bu kuşun
kanat yapısındaki mükemmelliği bir kez daha görmüşlerdir.
Sonunda trenin üzerindeki gürültüyü, baykuşun sahip
olduğu düzensiz tüy prensibine benzeyen kanat şeklinde
pantograflar kullanarak etkin biçimde azaltmayı başarmışlardır.
Bu sayede Japonların doğadan esinlenerek taklit ettikleri
pantograf benzeri sistem, "işini en sessiz olarak yapan"
ünvanını almaya hak kazanmıştır.2
Yalı Çapkınının Suya Dalışı ve
Hızlı Trenin Tünele Girişi
Hızlı
trenin çalıştığı hat üzerinde tüneller vardır. Bu durum,
mühendisler için çözülmesi gereken başka bir problem
oluşturmuştur. Tren tünele yüksek bir hızla girdiğinde
atmosferik basınç artar ve gel git dalgaları gibi dalgalara
dönüşerek tünelin sonuna ses hızı ile ulaşır. Çıkışa
vardıktan sonra ise dalga geri döner. Basıncın bir kısmı
tünelin çıkışında serbest bırakılır ve bazen bir patlama
sesi oluşur.
Dalgaların basıncı atmosferik basıncın binde birinden
az olduğu için "mikro basınç dalgaları" olarak adlandırılır.
Dalgaların oluşumu ise yukarıdaki resimde görüldüğü
gibidir.
Basınç dalgasının etkisiyle oluşan gürültü, insanları
rahatsız edecek kadar fazla olur. Tünellerin çok daha
geniş yapılması ile bu gürültü azaltılabilir ancak tünellerin
kesit alanlarını büyütmek hem zor hem de çok masraflıdır.
Bunun üzerine mühendisler trenin kesit alanını azaltıp
burun kısmını yeterince sivri ve pürüzsüz hale getirmenin
çözüm olabileceğini düşünmüşlerdir. Nitekim bir deneme
treni üzerinde bu fikirlerini uygulamışlar ama yapılan
denemede trenin neden olduğu mikrobasınç dalgalarını
ortadan kaldıramamışlardır.
Bu
sorun karşısında doğada benzer durumların olabileceğini
düşünen mühendis ve tasarımcıların aklına "yalı çapkını"
adlı kuş gelmiştir. Yalı çapkını da suya dalarken, tıpkı
trenin tünele girdiği zaman hava direnci nedeniyle ani
değişiklikler yaşamasına benzer değişiklikler yaşar.
Çünkü yalı çapkını avlanmak için, direnci az olan havadan
direnci çok olan suya dalar.
Bu durumda 300 km/s ile giden trenlerin de yalı çapkınının
gagası gibi dalışını kolaylaştıran bir buruna ve ön
yüze sahip olması gerekir.
Japon Demiryolları Teknik Araştırma Enstitüsü ve Kyushu
Üniversitesi'nde yapılan araştırmalarda, tünelin mikro
basıncını baskılamak için, "dönel paraboloid"in en ideal
şekil olduğu ortaya çıkmıştır. Yalı çapkınının gagası
yakından incelenecek olursa alt ve üst gaganın kesitinin
de aynen böyle olduğu görülür. Yalı çapkınındaki bu
eşsiz tasarım sadece bir örnektir. Doğadaki tüm canlılar,
hayatlarını devam ettirmelerine imkan tanıyacak kusursuz
tasarımlarıyla insanlara örnek olacak şekilde yaratılmıştır.
|